Akıl ve Zeka Arasındaki Fark Nedir?

Akıl ile Zeka Arasında fark var mı ve varsa bu fark ne?
Genellikle çevremizdeki insanlar Akıl ve zekanın aynı anlamı taşıdığını düşünmüştür. Oysa bu iki
kavram birbirinden çok net şekilde ayrılır.
Kullandığımız bir kelime ifade etmek istediğimiz kavramı yansıtmayabilir. Bundan dolayı bir kelimeyi
altını doldurarak kullanmanın zor ama önemli olduğunu düşünüyorum.
Zeki bir insan akıllı ya da akıllı bir insan zeki olmayabilir mi? Bu iki kavramı açıklamakta zorlanıyoruz. O
halde zeka ve aklın farklılıklarını anlamak için kıyaslama yapabiliriz.
Öncelikle akıl somut olarak ölçülemez.
Akıl herkese eşit olarak paylaştırılmış gibi görünse de herkes ‘akıllı’ sıfatıyla anılmaz.
Akıllı bir insan doğru ve yanlışı, yalan ve gerçeği ayırt edebilme yetisine sahiptir. Yaşımız ilerledikçe,
olgunlaştıkça, aklımız da gelişir. Bunu size bir atasözüyle söylemek istiyorum “ Akıl yaşta değil,
baştadır.” Ama bu atasözünün devamını herkes bilemeyebilir o yüzden bu atasözümüzün tamamını
aktarıyorum; “Akıl yaşta değil baştadır, ama aklı başa yaş getirir.”
Peki "Akıllı kişi, doğru olanı seçen ve doğru olanı yapan kişidir" diyebilir miyiz?
Zeka ise etik bir anlam taşımaz. Nötrdür.
Bilindiği üzere IQ testi ile ölçülebilir ve her insanda eşit bulunmaz.
Zeka beynin algılama hızıdır.
Bu durumda zekanın daha teknik, akılın ise daha etik bir boyutu olduğunu söyleyebiliriz.
Zeka; bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargıda bulunma, daha sonra açıklayarak çözme
yeteneğidir.
Bir besteci müzik yapıtını aklı değil, zekasıyla yaratır. Aynı besteci, en basit matematik denklemini
çözemeyebilir. Burada devreye zekanın, algı ve hafıza yeteneğine göre farklıklık göstermesi giriyor.
Zeki bir insan çözüm üretebilir, akıllı olan ise ürettiğini olumlu yönde uygulama kabiliyetine sahiptir.
Tembel öğrencilerin annelerinin kullandığı 'zeki ama aklını kullanıp çalışmıyor teyzesi' ifadesi bu
farklılığı ne kadar güzel açıklıyor.
Peki biz Akıl ve Zeka Oyunları derken bu iki terim arasındaki farkı bilerek neler yapıyoruz? Bize her
gelen bireylerin ölçümü yapılabilecek şekilde “Zeka” gelişiminin yanında bu gelişime paralel olarak
aklı kullanabilme yetisini de geliştiriyoruz. Hem Akıl ölçülemez diyip hem de geliştirdiğinizi nasıl
söylüyorsunuz dediğinizi duyar gibi cevap veriyim; aslında buna biz cevap vermiyoruz. Buraya gelen
öğrencilerimizin anne-babaları, öğretmenleri, doktorları ve pedagogları tarafından bizzat aranıp
teşekkür edilmesinden bizzat onların işte “artık daha doğru davranıyor”, “sizinle başlayan inanılmaz
değişiklikler var, daha hızlı düşünüp daha hızlı karar verebiliyorlar”, “Odası çok dağınıktı, artık odasını
topluyor, düzenliyor”, “artık daha dikkatli davranabiliyor”, “çok sabırsız olan çocuğum burada
sabretmeyi öğrendi”, “öfke krizleri yaşayan çocuğum artık her şeye hemen sinirlenmiyor” gibi kendi
söylemlerinden biliyoruz.

Bu yüzden sizleri çocuklarımız için başka bir şeyle yeri doldurulamayacak olan Akıl Zeka Oyunları
Atölyemize mutlaka bekliyorum. Ayrıca bizlere güvenen ailelerimizin güvenine layık olmaya devam
edeceğimizi de bu vesileyle tekrar belirtmek istiyorum.

Ali Yılmaz Türkyılmaz
Akıl ve Zeka Oyunları Eğitmeni

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir